| |
Karadeniz
Bölgesi’nin orta kesiminde yer alan Samsun, doğuda
Ordu, güneydoğuda Tokat, güneyde Amasya, güneybatıda
Çorum, batıda Sinop illeri, kuzeyde de Karadeniz ile
çevrilidir. İl toprakları güney kesimde yer alan
orta yükseklikteki dağlık alandan alçak düzlüklerin
yer aldığı Karadeniz kıyısına doğru alçalır.İlin
büyük bir bölümünü Kuzey Anadolu Dağları
engebelendirir. Kızılırmak Vadisinin doğusunda Canik
Dağları, batısında Küre (İsfendiyar) Dağlarının
doğusu yer alır. Amasya-Çorum il sınırı yakındadaki
Kunduz Dağı (1.791 m.), Bünyan Dağı, Sıralı Dağ,
Akdağ (2.082 m.) ve Yunt Dağı ilin en yüksek
tepeleridir. Bu dağların Karadeniz’e bakan yamaçları
ormanlarla kaplıdır.
İl topraklarındaki düzlükler, Karadeniz kıyısında
yer alan diğer illere göre daha geniştir. Çarşamba
Ovası, Bafra Ovası bunların başlıcaları olup,
Yeşilırmak ve Kızılırmak’ın taşıdığı alüvyonların
birikmesi ile oluşan bu düzlükler birer delta
ovasıdır. İl topraklarında yer alan düzlükler, Mert
Çayı ve Kürtün Çayı gibi bir çok akarsuyun getirdiği
alüvyonlarla oluşmuştur. İldeki plato ve yaylalar
fazla yüksek değildir. Yaylalar, Ladik, Havza,
Veziköprü ve Kavak ilçelerinde yer alır.

İl topraklarını Terme Çayı, Yeşilırmak, Abdal Çayı,
Mert Çayı, Kürtün Çayı ve Kızılırmak sular. Uzunluğu
1.182 km. olan Kızılırmak Kızıl dağdan doğar, Sivas,
Kayseri, Nevşehir ve Kırşehir topraklarını sular;
Anadolu yaylasından bir yay çizerek Çorum ilinin
kuzeyinden Samsun’un topraklarına girer ve denize
dökülür. 468 km. uzunluğundaki Yeşilırmak ise Köse
Dağdan doğup Canik Dağlarını geçerek Samsun il
sınırına gelerek Civa Burnu’ndan denize dökülür.
Tozanlı Irmağı, Tokat Çayı, Kelkit ve Çekerek Suyu
Yeşilırmak’ın önemli kollarıdır.
İl sınırları içerisinde birçok doğal ve yapay göl
bulunmaktadır. Doğal göller Yeşilırmak’ın
kollarından Tersakan Çayını besleyen Ladik Gölü ve
delta ovalarında bulunan irili ufaklı lagünlerdir.
Karaboğaz, Liman, Cernek ve Balık gölleri ile
Uzungöl Kızılırmak deltasındaki başlıca lagünlerdir.
Yeşilırmak deltasındaki lagünler ise; Dumanlıgöl ve
Akgöl ile Simenlik Gölüdür. Ayrıca Yeşilırmak
üzerinde kurulan enerji amaçlı Suat Uğurlu Barajı
ile Abdal Çayı üzerinde kurulan içme ve kullanma
amaçlı kurulan Çakmak Barajı ve Kızılırmak
üzerindeki enerji amaçlı Altınkaya Barajının
bıraktıkları suların birikimiyle oluşan yapay göller
de bulunmaktadır. Yüzölçümü 9.579 km2, 2000 Yılı
Genel Nüfus sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu
1.203.681’dir.
İlin
Karadeniz kıyısında, Kızılırmak ve Yeşilırmak’ın
deltalarında oluşan iki büyük çıkıntı bulunmaktadır.
Bu deltaların alüvyal oluşumuna uygun olarak kıyı
kesiminde doğal plajlara, yer yer de kumlara
rastlanır. Kıyının ardındaki lagünlerin etrafı
sazlık, bataklık ve ormanlıktır. Kızılırmak
deltasının kuzeybatısında Civa Burnu, doğusunda da
Çaltı burnu yer almaktadır.
Samsun’un güney kesiminden Kuzey Anadolu Kırık
Kuşağı geçmektedir. Bu kesimde tarih boyunca bir çok
deprem olmuştur.
Doğal bitki örtüsü açısından zengin olan Samsun’da,
iç kesimlerde,ovalarda ve dağların az eğimli
yamaçlarında orman örtüsü azalmıştır. Yüksekliğin
1000-1200 metre olduğu yerlerde kışın yapraklarını
döken ağaçlara (gürgen, meşe, ıhlamur, kestane,
kayın dış budak) rastlanır. 1200-1800 m. yükseklikte
ise iğne yapraklı ağaçlara rastlanır. Karadeniz
Dağlarının kuzey yamaçlarında kayın ve ladin
ağaçları, güney yamaçlarında ise gürgen ve meşe
ağaçlarından oluşan ormanlara, kıyıya yaklaştıkça
söğüt ve kavak ağaçlarına rastlanır. Samsun ilinin
en zengin orman alanları Çarşamba, alaçam, kavak ve
Vezirköprü ilçelerinde bulunmaktadır.

Samsun’da iklim, kıyı ve iç kesimlerde değişiklik
gösterir. Kıyı şeridi Karadeniz’in etkisinde
olmasına karşın iç kesimler Akdağ ve Canik Dağları
etkisi altındadır. Sıcaklık ve yağış bakımından
Samsun, ne doğu ne de Batı Karadeniz bölgesine
benzemektedir. Yağış Karadeniz’e nazaran daha azdır.
Kuzey rüzgarlarına açık olduğundan sıcaklık daha
düşüktür. Kıyı kesiminde kışlar ılık, ilkbahar sisli
ve serin, yaz mevsimi ise genellikle kuraktır. İlin
iç kısımları sahile oranla daha serindir.
İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, balıkçılık,
turizm, tarıma dayalı sanayii ve ticarete dayalıdır.
Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında , buğday,
arpa, tütün, mısır, ayçiceği, şeker pancarı, fındık,
kuru fasulyedir. Ayrıca sebze ve meyve de
yetiştirilmektedir. Hayvancılıkta ise dağlık
alanlarda koyun, düzlüklerde sığır ve manda
besiciliği ile tavukçuluk yapılmaktadır. İldeki
akarsu ve göllerde tatlı su balıkçılığı da
yapılmaktadır.
İldeki
sanayii kuruluşu olarak, un, salça, süt ürünleri,
çeltik, bitkisel yağ, şeker, su ürünleri işleme,
sigara, yaprak tütün işleme, yem, orman ürünleri,
gübre, çimento, metalürji, plastik, profil boru ve
tel fabrikaları bulunmakta olup, en önemli sanayi
kuruluşu Etibank’a ait Karadeniz Bakır
İşletmeleridir. Küçük sanayiinin önemli dallarını
ise orman ürünleri ve gıda üretimi ile dokumacılık
oluşturmaktadır.
Yer altı kaynakları bakımından yoksul olan Samsun’da
sıcak madensuyu kaynakları ile tuğla-kiremit
hammaddesi, Havza yöresinde linyit, Vezirköprü’de de
mermer içeren cevher yatakları bulunmaktadır.
Antik Çağda Amisos adı ile anılan kent,
Miletosluların MÖ.VII.yüzyılda Karadeniz kıyılarında
kurdukları ticaret kolonilerinden biridir.
MÖ.V.yüzyılda Atinalıların ele geçirdiği kent, bir
süre Priraierus adı ile anılmıştır. Önemli bir
ticaret limanı olan Amisos’u saldırılardan korumak
amacı ile surlar yapılmıştır. Bizans döneminde bir
piskoposluk merkezi olan Amisos’u alamayan
Danişmendliler hemen yakınında yeni bir kale
yaptırmışlardır. Yüzyıllarca zengin bir ticaret
merkezi olan eski yerleşim Hıristiyan Samsun ya da
Gavur Samsun adı ile anılmıştır. XI.yüzyılda
Cenevizlilerin eline geçen Eski Amisos ve Yeni
Amisos arasında ticari bir ilişki bulunmakta idi.
Sonraları Simisso ve Samissun olarak isimlendirilen
bu yerleşmenin adı Samsun’a dönüşmüştür. Eski
Amisos’un bulunduğu yer günümüzde halk tarafından
Kara Samsun olarak anılmaktadır.

Samsun’daki ilk yerleşim tarih öncesi dönemlere
kadar uzanmaktadır.Tekkeköy yakınlarında ele geçen
buluntular yörenin Paleolitik Çağda
(MÖ.10.000-5.500) yerleşime sahne olduğunu
göstermiştir. İkiztepe, Dündar Tepe, Öksürük Tepe ve
diğer höyüklerde yapılan arkeolojik kazılar ve
araştırmalar, yerleşmenin Kalkolitik Çağ
(MÖ.5500-3500) ve sonrasında da sürdüğünü
kanıtlamıştır. Ayrıca söz konusu yörenin Hititlerden
önce ve Hititler döneminde Gaskalar tarafından da
yerleşim yeri olarak seçildiği Hitit yazılı
kaynaklarından anlaşılmaktadır.
M.Ö. 750-760 yılları arasında Anadolu’da yunan
kolonilerin kurulduğu dönemde Amisos adlı küçük bir
yerleşme merkezi idi. Şehrin İon şehir
devletlerinden Miletos (millet) tarafından kurulduğu
sanılmaktadır. MÖ.V.yüzyılda Atinalılar, MÖ.IV.yüzyılda
önce Persler daha sonrada Makedonyalılar yörede
egemenlik kurmuşlardır.
M.Ö.331
yılında Büyük İskender Amisos ’u bağımsız şehir
olarak ilan etmiştir. Daha sonra Seleukosların
hakimiyetine giren yöre, MÖ.III.yüzyıl başlarında
kurulan Pontus Devleti’nin egemenliği altına
girmiştir. Bu dönemde burada Mossynoikialılar
yaşıyordu. Pontus kralı Mithridates VI. Zamanında (M.Ö.120.-M.Ö.63)
yöre en parlak dönemini yaşamıştır. MÖ.I.yüzyıl
ortalarında Romalıların hakimiyetine giren Samsun
yöresi Pontus Polemoniacus bölgesi sınırları
içerisinde idi. 395’de Roma İmparatorluğu’nun Batı
Doğu olmak üzere ikiye ayrılmasın ile Doğu Roma
(Bizans)toprakları içinde kalmıştır. Bizanslılar
zamanında önemli bir piskoposluk merkezi olmuş,
Armeniakon Theması’na bağlanmıştır. VIII. Ve IX.yüzyıllarda
birkaç kez Arap saldırılarına uğramıştır.
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra bazı Türkmen
boyları buraya yerleşmiş ve Melik Danişment Gazi’nin
kurduğu
Beyliğin hakimiyeti altına girmiştir. Danişmendliler,
Bizanslılar ve Anadolu Selçukluları arasında birkaç
kez el değiştiren Samsun ve yöresi, XIII.yüzyıl
başlarında kurulan Trabzon İmparatorluğunca
yönetilmiştir. Pontuslularla Anadolu Selçukluları
arasında çekişmeye neden olan Samsun XIII.yüzyıl
ortalarında Moğolların saldırılarına uğramıştır. Bir
süre Pervaneoğullarının, XIV.yüzyıl ortalarında
Eretna Beyliğinin, daha sonra da Kadı Burhanettin
Devleti’nin egemenliği altında kalmıştır. 1398’de
Osmanlıların eline geçen Samsun , Ankara Savaşı
(1402) sonrasında, Timur yönetimi sırasında
Taveddinoğulları, Kubadoğulları ve Candaroğulları
arasında paylaşılmıştır. Çelebi Sultan Mehmet
tarafından 1428’de kesin olarak Osmanlı topraklarına
katılmıştır.
XIX.yüzyılda büyük bir bölümü Trabzon vilayetinin
Canik Sancağına bağlı olan yörenin güney kesimi
Sivas vilayetinin sınırları içerisinde idi. 1869
yılında büyük bir yangın geçiren Samsun’un hemen
hemen tamamı yanmıştır.
I.Dünya Savaşı sırasında Karadeniz’de denizyolu
ulaşımının durmasından büyük zarar gören şehir,
1915’te Rus donanması tarafından dört kez
bombalanmıştır.
XX.yüzyılın
başlarında halkın bir kısmı Rumlar ve Ermenilerden
oluşuyordu. Bölgenin doğusunda bağımsız bir devlet
kurmak amacı ile örgütlenen Rum Pontus çetelerinin
etkinlikleri Kurtuluş Savaşı sonuna kadar devam
etmiştir. Çetelerin etkinliğinin sürdüğü bu sırada,
Mondros Mütarekesi’nden (30 Ekim 1918) sonra
İngilizler kente askeri bir birlik çıkarmışlardır.
İtilaf Devletlerinin Anadolu’nun doğusu ile
kuzeyindeki karışıklıkların sona ermemesi durumunda
bu yöreleri işgal edileceğini bildirmesi üzerine,
9.Ordu Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa
harekete geçerek Bandırma Vapuru ile 19.Mayıs
1919’da Samsun’a ayak basarak Milli Mücadelenin ilk
adımını atmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında işgale
uğramayan ve Trabzon vilayetine bağlı mutasarrıflık
olarak yönetilen Samsun, Cumhuriyetin ilanından
sonra 1925’te il olmuş ve buraya Yunanistan’dan
gelen göçmenler yerleştirilmiştir.
Atatürk’ün samsuna çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919,
Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından Gençlik ve Spor
bayramı
olarak ilan etmiş ve ilan edildiği 1936 yılından
beri her yıl “19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı”
olarak kutlanmaktadır.
Samsun’da günümüze gelebilen tarihi eserler
arasında, Amisos kenti kalıntıları, Dündar Tepe,
İkiztepe, Tekkeköy, Kaledoruğu Höyükleri, İtalyan
Katolik Kilisesi (1846), Şifa hamamı (Geç Osmanlı
Dönemi), Taşham (XVII.yüzyıl), Bedesten Kale Camisi
(1314), Pazar Camisi (XIV.yüzyıl), Şeyh Seyyid
Kudbettin Camisi ve Türbesi, İsa Baba Camisi ve
Türbesi (XV.yüzyıl), Hacı Hatun Camisi (1694), Büyük
Cami (1884), Yalı Camisi (1894), Hançerli Cami,
Kılıç Dede Türbesi, Stad Çeşmesi, Atatürk Anıtı
(1932), İlkadım Anıtı, Saat Kulesi ve Türk sivil
mimari örneklerinden yapılar bulunmaktadır. Ayrıca
ilde Karadeniz kıyısı ve göl kıyıları dışında,
Çakırlar Korusu, Atakum, Kocadağ Mesire Alanı, Meşe
Kültür Parkı, Kurupelit-İncesu, Çamgöl ve Vezirköprü
Orman İçi Dinlenme Tesisileri, Havza ve Ladik
Kaplıcaları bulunmaktadır. |
|